toggle

Bağlı Üyeler

Şu anda 3 konuk çevrimiçi

JEvents Calendar

September 2010
S M T W T F S
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2

Latest JEvents

No events

Borsa Hisse

Tin tin tini mini hanim PDF Yazdır e-Posta
Share
Levent Öztürk tarafından yazıldı.   
Pazar, 23 Mayıs 2010 13:46

Efendi gene öldürmüş. Çok meraklılar Türkleri her fırsatta öldürmeye. Beyaz, siyah fark etmiyor. Türkler olsun de ne olursa olsun. Acaba bugün kalemle Türkleri öldürmeye bu kadar hevesli olanlar yarın ellerine silah geçerse ne yapar ya da tarihte ne yaptılar? Ama kusura bakmayın bütün deliklerinizi yırtsanız da , delik de ekleseniz Türkler ölmedi ölmeyecek.

Zaten 'ahlak'ları sorunluydu.

İnanç ile zorlamalı bir ilişkileri vardı.

 Yaşadıkları topluma tamamen yabancılaşmışlardı.
Rahatsız oldular, paniklediler ve fena halde dağılmaya başladılar.

 

memleketin tek sahipleriymiş gibi davranan

Televizyonda tuvalet temizliğiyle ilgili bir reklam görüyorum. İstediğiniz yere tuvalet kurabiliyorsunuz. Bu aletler bütün çıkanı kendi içinde tutuyor öğütüyor sonra istediğiniz yere boşaltıyor. Ben de bu adamı bundan daha güzel anlatan bir reklam düşünemiyorum.

Reklamdaki alet hiç olmazsa bir fayda sağlarken, bu adam temizlik bir yana kağitların üstünü mürekkeple kirletiyor.

Bu adamın Türklerden neden bu kadar nefret ettiğini anlamaya çalışıyorum. Maalesef...

 

Görüntüler insanı gayet tabii ki yanıltabilir. (Yere bakar yürek yakar türünde folklorik absürd ... Ulus birikimimize da saldırmayı ihmal etmemiş efendi.

 

MUHASEBE İÇİN ÇEKİLİYORUM
Bir süredir çok konuştum, çok yazdım. Haftalardır her gece bazen de gecede üst üste iki kanalda olmak üzere konuşuyorum, tartışıyorum. ...

Bu adam gerçekten birşeyler yaptığını sanıyor. Aman neyse şimdi yazamıyorum çocuğumla ilgileniyim hafta sonu.. Tiin Tiin tini mini haanim...

Son Güncelleme: Cumartesi, 29 Mayıs 2010 16:43
 
Hem omurgasız hem adam olunmaz. PDF Yazdır e-Posta
Share
Yönetici tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Mayıs 2010 03:35

kokutmuş

 

"Bugün para babalarının ekmeğine yağ sürmeden, "demokrasi ve adaletten" ağır tavizler vermeden, Akozculuk yapmak mümkün değildir.
Hem Akoz, hem demokrat olunamaz.
Hem Akoz, hem hukuk devletinden yana olunamaz.
Hem Akoz, hem insan haklarından yana olunamaz.

Çünkü bunlar birbirini dışlayan değerlerdir. Ortak noktaları yoktur. Varsa da çok zayıftır."

 

Bu son satırda gene diğerleri gibi uçmuş.Bunların hem doğru dürüst bir eğitimi olmadığından hem de karşısındakilerin her şeyi yiyeceğini sandığından herhangi bir ispat göstermeden saptamalarda bulunmaktan çekinmiyorlar. Neye dayanarak böyle birşey söylediğini açıklayacak zeka var mıdır acaba bunlarda? Kimbilir eğitimi nedir bunun. 

Matematik disiplini lazım, piknik üniversitesi değil.

 

Çoğu hayatta bir kağıda yazı yazmaktan başka başarısı olmayan, bir şey üretmemiş, dünyaya somut bir faydası olmayan kafalar. Acaba hasbelkader bu kağıt parçasında bulunmasalar, ne iş yapardı bunlar.

 

Aynı solcular gibi götüne don almayı beceremeyip (bunun içinde devleti suçlarlar alanları görmeden) ülkeyi kurtarmaya çalışanlar gibi

 

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Mayıs 2010 23:10
 
mastrifikasyon PDF Yazdır e-Posta
Share
Yönetici tarafından yazıldı.   
Cuma, 16 Nisan 2010 02:32

Çıplak kadın resimli , futbolcuların ayak parmakları arasındaki kirin hararetle tartışıldığı kağıt parçasında çıkan yazıda, varlığıyla hayatın anlamını sorgulamanıza sebep olan nüfus kağıdı sahibi şöyle demiş:

"....Zaman zaman bazı çevreler alışık olmadığımız destinasyonlara son dönemde yapılan ..."

Şimdi ya ben Türkçe bilmiyorum, ya da bu kişi. Hadi ben bilmiyorum beni ilgilendirir, ama bu kişinin kendine eğer yazar (dili zenginleştirmesi gereken en önemli meslek dalı) diyorsa Türkçeyi bilmesi gerekmez mi. Eğer biliyorsa bu yaptığı okuyucusuna ayıp mesleğine saygısızlık değil midir? Bilmiyorsa git okula oku demezler mi? Exper konsultasyonume gerekli yoksa? Gene çok mu sordum? O zaman şu ankete bir entiri yapin.

Not (vay anasını Türkçe kelime kalmamış): destinasyon kelimesini TDK da bakiyim dedim, ne göreyim TDK nın BÜYÜK Türkçe sözlüğüne bile girmiş. Ne diyim al birini vur birine. Hadi bu yazarların gizli gündemi olabilir belki ama TDK ya ne demeli. Kim bilir ne yapıyorlar bütün mesai süresince.

Türkçe kelime kullanmak ne komiktir ne ayıptır ne de eski modadır. Yıllardır böyle isnedigimiz için böyle düşünüyoruz. Destinasyon ve bu gibi sokuşturma kelimelerde ilk duyulduklarında böyleydi. Ama Yayın organları tarafından ısrarla ve metodik olarak tekrar edildiği için kulağımıza oturdu. Aynı şeyleri yeni Türkçe kelimeler için de yapsalar onlr otururdu. Ama nerde olur mu hiç. Faydalı bir iş yaparlar mı. Bu oturtmaların derdi başka. Eh ben de oturtmayı sokiyim. Bunların kulağına...

Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Mayıs 2010 19:33
 
Bu ne biçim bir ülke ya PDF Yazdır e-Posta
Share
Yönetici tarafından yazıldı.   
Pazar, 25 Nisan 2010 01:27

Bir kağıt parçasında basılı şu yazıyı okuyunca utandım. Biz nasıl bir devletiz. Hiç mi haysiyetimiz, onurumuz kalmadı.

.....Arthur Manukyan’a vatandaşlık yolunu açan süreci, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman başlattı. Arıtman, dün Meclis’te anayasa görüşmeleri sürerken Erdoğan ile konuşup, hayati risk içeren sağlık durumuna ilişkin bilgi verdiği Manukyan ve annesi Hasmig Manukyan için süresiz oturma izni verilmesini istedi. Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın da hazır bulunduğu görüşmede, “Onu biliyorum. Dosyası Sağlık Bakanlığı’nda, arkadaşlar ilgileniyor” dedi.

 

70 milyonun içinde çok daha büyük sorunlarla savaşan kimbilir kaç tane vatandaşı varken, vatandaş olmayan birine bu özel ilgi neden. Hiç mi yüzleri kızarmaz. Bir başbakanın görevi tek tek kişilere iyiilk yapmak değil, bütün bir ulusa hizmet etmektir. Bırakın bu kişiye yardım etmesi, böyle bir dosyanın varlığından haberdar bile olması, bütün bir millet için harcaması gereken zamanı nasıl verimsiz harcadığının belgesi değil mi? Vicdan azabı çekmez mi? Aldığı maaşı vatandaş olmayanlara hizmet etmesi için mi verildiğini sanıyor?


...Arıtman’ın, “Ermeniler bizi işlemediğimiz bir suçtan ötürü soykırımcı diye suçluyorlar, bu olay ne büyük bir millet olduğumuzu gösterme imkânı verir” sözleri üzerine Atalay, “Vatandaşlık da olmaz mı” diye sordu. Arıtman, “Tabi efendim takdir sizin” deyince, Erdoğan da, “Peki, tamam Canan Hanım” dedi.

 

Bizim ne büyük bir millet olduğumuzdan şüphemiz ve tereddütümüz yok. Gösterme ihtiyacımız da yok. Bilen bilir bilmeyen bilmez. Ne bu aşşağılık kompleksi..

Oturma izni , yok hızını alamamış vatandaşlık. Ne bu ya dingonun ahırı mı. Ne kolay öyle Türk vatandaşlığı. Sorun bakalım Amerika böyle mi alıyor vatandaşlığa. Bu kadar basitleştirilir mi vatandaş olabilmek. Bu insan vatandaş olması basit bir evrak işine indirgenebilir mi? Bu insan bir yemin etmeyecek mi? Ettiği yemin de neler olacak? Sağlık sebebi ile vatandaş olmuş bir kişinin yeminine sadakatliğini kim takip edecek. Sonra bu da Haydarpaşa garında karşımıza bizi katlettiniz diye çıkar mi?

 

Yani neresinden baksan, yanlış, ayıp paçasından akıyor bu olayın. Ve bu mesliste oluyor (galiba). Bu insanlar biraz daha temsil ettikleri memleketin vakarına sahip olamazlar mı?

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 29 Mayıs 2010 16:49
 
Gömeriz PDF Yazdır e-Posta
Share
Yönetici tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 10 Nisan 2010 18:26

Çıplak kadın resimleriyle dolu kağıt parçasının bir köşesini mürekkeple kirletme imkanı verilmiş kadın bu seferde kimin nereye gömüleceğine takmış. Devletin otoritesini zedelemek için hiç bir firsatı kaçırmayanlar bu seferde bir kişinin dini nedeni ile Aşiyan mezarlığına gömülmesini kullanarak her türlü kötü sıfatı yakıştırmışlar devlete. Ben bunlara öküz diyorum doğrudan. Şu soruları cevaplayana kadar da diyeceğim.

Aşiyan mezarlığı her canı isteyenin gömülebileceği bir yer midir?

Her firsatta Amerikadan, avrupadan örnek vermeyi adet edindiğiniz halde bu konuda onların ne yaptığını neden söylemiyorsunuz?

Gömülme izni verilmemesini bu kişinin hakkına saygısızlık olarak görüyorsanız oraya daha önce sadece aynı dinden olduğu için gömülmeyi seçmiş insanların isteklerine siz saygısızlık göstermiyor musunuz?

Bir ülkenin vatandaşı olmayı istemeyen bir kişi o ülkenin kendisine ne vereceğine nasıl karar verebilir, vermiyorsa ne hakla şikayet edebilir?

Uzun yaşayın diye dilemiyorum ama ben sizin ne mezarınızı görmek isterim ne de aynı mezarlıkta bir arada yatmak. Diriniz de ölünüz de benden uzak durur umarım.

Haydi şimdi başka seyler arayın bakalım Türk kültürüne saldıracak...

Son Güncelleme: Cumartesi, 29 Mayıs 2010 16:55
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 2 / 4

Oylama

Bu siteyi nasıl buldunuz?
 

Toplama Haber

feed-image Feed Entries

Radyo Levent

Make sure you have at least Flash Player 7. If not,please download.

Bunu da Oyla

Turkiyedeki gazeteler ne ise yarar?